Kedi & Köpek Kılı - Bilgin Veteriner Kliniği

Go to content

Main menu:

KEDİ & KÖPEK KILI


Kedi Köpek Kılı Kist Yapar mı? :

Önce kist oluşumunu anlamamız gerekir. Çiğ et, salam-sosis, kirli su, aşısız hayvan dışkısı, kirli gıdalar yolu ile vücuda alınan endoparazit (iç parazit) larvaları karaciğer, akciğer, barsak gibi organlara yerleşerek kist oluşturur. Yaşadığımız ortam temiz ve sürekli havalandırılıyorsa, besinlerimiz temiz ve pişmiş ise, sofraya oturmadan önce ellerimizi yıkıyorsak, kist oluşumu için endişe etmemize gerek yoktur. Evcil hayvan bulunmayan bir evde hijyen kuralları uygulanmadığı takdirde kist oluşumu ve hatta birçok hastalık rahatlıkla görülebilmektedir.

Toplumumuzda hep kedi-köpekler kılları dökülüyor gerekçesiyle suçlanmaktadır. Onların kılından bize gelecek zarar zincirlemesi şu şekilde olur: kedi-köpek çiğ et, kirli gıda, kirli su veya sokakta başka hayvanların dışkısı ile temas eder, endoparazit etkeni kıllara, patisine bulaşır, evde herhangi biryere bulaştırır veya bizim ellememiz sonucu ellerimize bulaşır, ve en son ellerimizi yıkamadan yemek yememiz sonucu vücudumuza alıp kist oluşumunu sağlamış oluruz.

Hayvanımız aşısız ise endoparazit larvasını yutma sonucu barsaklarına ulaştırır. Dışkı yolu ile atılan larvalar yine patisine veya kıllarına bulaşır, döngü devam eder.

Kist denilen oluşumun kıllar ile hiçbir alakası yoktur. Bu durumun ayakkabılar ile evde gezmekten farkı yoktur. Sokakta milyonlarca bakteri ve parazit ile bulaşık olan ayakkabılarımızın altını elleyip sonra yemeğe oturduğumuzda yine kist oluşumu sağlanabilir. Eve girmeden önce patiler silinmeli, kıllar her gün taranıp su ile sık sık yıkanmalı (şampuan ile 1-2 ayda bir).

Evcil Hayvan Alerjisi :

Evcil hayvanların kıllarının alerji yaptığı söylense de, alerji etkeni kıl değildir. Balıklar ve sürüngenler hariç neredeyse tüm hayvanlar (kene, hamamböceği dahil) alerjen üretmektedir. Salya, idrar, deri yağ tabakasında bulunan alerjen madde kıllara yapışır, kurur ve toz tanecikleri ile birlikte havaya karışır. Mobilyalara, elbiselere, halıya, koltuğa yapışır. Sadece evde değil, okulda, işyerinizde, sokakta (hayvan beslemeyenlerin evinde dahi), her yerde bu alerjenler mevcuttur. Çevremizdeki hava kirliliğinin, yuttuğumuz tozların yanında evcil hayvanların sıvılarından çıkan alerjenlerin lafı bile edilemez.

Hayvanın yaşı arttıkça, deri elastikiyeti azaldığından yaymakta olduğu alerjen madde miktarı artmaktadır. Kısırlaştırılan erkek kediler 3-5 kat daha az alerjen yayar.

Birçoğumuzun bazı maddelere karşı alerjisi bulunmaktadır. Hastanede yapılan test sonucu vücudumuzun hangi maddelere duyarlı olduğunu öğrenebilmekteyiz.

Hassaslık ile aşikar alerji hastalığı arasında fark vardır. Hassaslık, kişinin bir alerjene karşı hassas hale gelmiş olması anlamına gelir. Bu, alerji testinde alerjene karşı pozitif tepki olarak kendini gösterecektir. Aynı zamanda, bu hassaslık o kadar az olabilir ki, kişi alerjenler ile temas içinde olsa bile kişide belirtiler görülmez. Diğer bir tabirle, kişinin bariz bir alerji hastalığı yoktur. Örnek olarak, nüfusun %10 ile %15 inde kediye karşı hassaslık olduğu tahmin ediliyor. Ancak, kedi ile temas durumunda alerjik tepkiler gösterenlerin sayısı çok düşüktür.

Eğer anne ve babada evcil hayvan alerjisi mevcut ise, çocuğun da alerjik olma olasılığı %80 dir.

Yeni araştırmalar, hayatın erken devresinde alerjenlerle temasa geçmenin, kişinin alerjiye daha sonra yakalanmasını belli bir miktarda önlediğini göstermektedir.

İsviçre
de yapılan araştırmalarda küçük yaşta evcil hayvanla temasa geçenlerin, diğer insanlara göre evcil hayvan alerjisi olma olasılığının yarı yarıya düştüğü gözlenmiştir.
Hepa filtreli elektrik süpürgeleri ile sık ev temizliği bu yönde en çok etkili yöntemdir. Ayrıca alerjik maddenin tutulmasını engellemek için halıları uzaklaştırmak ve yatak yastık yorgan için alerjen geçirmeyen özel alerji kılıfı kullanmak maruziyeti azaltacaktır. Hayvanın yatak odasına girmesinin engellenmesi en azından gece uykusunda alerjik maddeden uzak kalınmasını sağlayacaktır.

Astım Hastalığı ve Evde Hayvan Bakımı:

Akciğerlerdeki bronşların mukozal ödem ile daralması ve bunun sonucu olarak “dispne” olarak adlandırılan nefes darlığı durumuna astım denilmektedir. Mümkün olduğu kadar temiz hava ile akciğerleri doldurmaları gerekmektedir.

Finlandiya
da yapılan araştırmada hamileliğin son 3 ayından itibaren 1 yaşına gelene kadar bebekler gözlendi. Evlerinde hayvan olan çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının %30, orta kulak iltihabının %44, antibiyotik kullanımının ise %29 azaldığı görüldü. Köpeklerin dışarda gezdiklerinden dolayı, kedilere göre ev halkını enfeksiyona karşı daha çok koruduğu, bağışıklık sistemlerinin artmasına yardımcı olduğu ortaya kondu. Finlandiya Kuopio Üniversitesi Hastanesinde yapılan araştırma sonucu Pediatrist Dr. Eija Bergroth, çok hijyenik ortamda büyüyen çocukların astım ve solunum sistemi enfeksiyonlarına yakalanma riskinin yüksek olduğunu, kedi-köpeklerden korkup kaçmak için herhangi bir sebep olmadığını belirtmiştir.

Daha önce yapılan araştırmalarda çiftliklerde büyüyen çocuklarda astım, alerjik hastalıklar ve soğuk algınlığının daha az görüldüğü belirtilmiştir. Hatta bu durum hamileliğini çiftlikte veya evcil hayvan besleyerek geçiren kadınları çocukları içinde geçerli.

Köpek beslenen bir evdeki tozlara maruz bırakılan farelerin RSV bulaştırılması sonucu, hastalığa yakalanmadıkları ortaya konmuştur. (Bebeklik ve çocukluk döneminde alt solunum yolları enfeksiyonunun en sık görülen sebebi olan RSV, Ekim-Nisan ayları arasında ortaya çıkıp; özellikle prematüre ve kronik akciğer ile kalp hastalığı olan bebeklerde risk yaratabilir.)

Kedi- köpek kılları havadan ağırdır, yere düşer. Bir kedi-köpek kılını eğer burnunuzdan içeri sokmayı başarabilirseniz burnunuzdaki mukoza ve kıllar, yabancı maddenin içeri geçmesini engelleyecektir. Ancak teorik olarak mümkün olduğu varsayıldığından astım hastalarına evcil hayvan beslemek önerilmemektedir.

Havalandırılmayan kirli bir ortamda, sokakta, kazı yapılan şehir caddelerinde, soluk alıp verme yolu ile milyonlarca bakteri zaten vücuda girmeyi başarır.


Sonuç olarak :

- Evcil hayvan kılı hasta etmez, kist yapmaz
- Bulunduğunuz ortamı-evi temiz tutun, havalandırın
- Hijyen kurallarına uyun
- Çiğ et yemeyin, hayvanınıza yedirmeyin
- Aşısız bir hayvan ile temas ettikten sonra ellerinizi yıkayın
- Evin içinde hayvan beslemek, bahçede hayvan beslemek ve hiç hayvan beslememek arasında hastalık kapılması açısından bir fark yoktur.
- Hayvandan size geçecek hastalıklar, başka bir insandan size geçecek hastalıklardan çok daha azdır.
- Aşıları yapılan bir hayvan ve havalandırılıp, temiz tutulan bir evde endişe edilecek bir durum söz konusu değildir.

Özellikle toplum olarak oldukça pimpirikli bir yaradılışa sahibiz. Ancak bundan daha da kötüsü, doğru bilgiye ulaşmak yerine kulaktan dolma bilgilere prim vermemiz. Sizi hasta edecek tek şey sürekli endişe halidir.

Evcil hayvanların kılları sanıldığı kadar korkulacak bir madde olsaydı hiçbir veteriner hekim 30 yaşını göremezdi.


Bora BİLGİN
Veteriner Hekim

 



                                                                                                                                                         Facebookta Paylaş
Back to content | Back to main menu